Kategori bilgisi:

“Millet sevgisi kadar büyük mükafat yoktur.”
“Harp muharebe, hele meydan muharebesi yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir, ulusların çarpışmasıdır. Ulusların bütün varlıkları ile, bilim ve teknik alandaki seviyeleri ile, başarıları ile, ahlakları ile, kültürleri ile, faziletleri ile, kısaca göz ile görülür bütün güçleri ve varlıkları ile, her türlü araçları ve olanakları ile çarpıştığı bir sınav alanıdır.”
“Bize milliyetperver derler. Fakat biz öyle milliyetperverleriz ki, bizimle teţrik-i mesai eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların bütün milliyetlerin icabatını tanırız. Bizim milliyetperverliğimiz herhalde hodbinane ve mağrurane bir milliyetperverlik değildir.”
Milliyetçilik Atatürk ilkeleri …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]

Millî Birlik ve Beraberlik ilkesi, Atatürk milliyetçiliğinin zorunlu bir sonucudur. Bu görüş ve anlayışa göre, millet ülkesiyle birlikte bölünmez bir bütündür.
Atatürk, Türk milleti bir bütün haline gelmeden Kurtuluş Savaşı’nı başlatmamıştı. Ancak bölücü, zedeleyici akımları ve ayaklanmaları bastırdıktan sonra başarı yolları kendisine açılmıştır. Atatürk konuşmalarında, sırası geldikçe, hem zaferin hem de inkılâpların milli birlikle gerçekleştiğini belirtmiştir. O, hiçbir zaman vatanı milletten ayrı düşünmemiştir.
Madem ki millet aynı ideale bağlı insanların oluşturduğu bir birliktir, o halde insanların üzerinde yaşadığı vatan parçası da bir bütündür, kutsaldır. Bölünemez, parçalanamaz. Bunun aksini düşünmek ya da düşündürmek …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]

MADDE 2: T.C., (…) insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk Devletidir.
MADDE 42: Eğitim ve öğretim, Atatürk ilke, inkılapları doğrultusunda, (…) yapılır.
MADDE 58: Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda (…) gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
MADDE 81: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde and içerler: “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, (…) laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma (…) namusum ve şerefim üzerine and içerim.”
MADDE 103: Cumhurbaşkanı, görevine başlarken TBMM önünde aşağıdaki şekilde andiçer: “Cumhurbaşkanı …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]

Ataturk Ilkeleri, tarihsel sureci icinde Turk ulusunun ve toplumsal yapisinin gereklerinden cikmis, cagdaslasma gereksinimin yarattigi toplumsal ilkelerdir. Kavram ve sozcuk olarak kullanilmaya baslanmasi, Turk ulusunun yasam cizgisi surecinde, toplumsal vicdanin ozunde sakli birer inanc olarak olaylarin dogal gelisimiyle ortaya cikisindan sonradir. Ozgurlukculuk, Cumhuriyetcilik ve Milliyetcilik yeni devletin kurulmasinda ulusun ozunden kopmus birer yasama ve var olma savasiminin temel ilkeleridir. Halkcilik ve Devrimcilik bagimsizligini kazanmis Turk ulusunun cagdaslasma gereksiniminin yaratici kaynaklaridir. Laiklik ve Devletcilik, yeni devletin cagdas bir kimlik kazanmasinin dogal sonucudur. Bariscilik, Gercekcilik ve Akilcilik, otekilerin hepsinin itici gucu olmus, …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]

Cumhuriyet; egemenliğin halkta olduğu devlet yönetimi demektir. Cumhuriyet, demokrasinin bir uygulama şekli olup halkın kendi kendini yöneterek, yönetimde söz sahibi olduğu rejim demektir. Cumhuriyetçilik ise devlet yönetiminde cumhuriyetin bulunması demektir.
Cumhuriyet, Atatürk tarafından; “Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare” olduğu için ilan edilmiştir.
Cumhuriyet yönetimi 1923 yılından itibaren Anayasa’ya eklenmiştir ve Anayasa’nın birinci maddesidir. Anayasa’nın ikinci maddesinde de Cumhuriyetin nitelikleri belirtilmiştir. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti:İnsan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Demokratik, Laik, Sosyal bir hukuk devletidir.
Atatürk demokratik cumhuriyeti benimsemiştir. “Demokrasinin tam ve en belirgin şekli cumhuriyettir.” demiştir. Atatürk, cumhuriyeti …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]

ATATÜRK İLKELERİ
Cumhuriyetçilik:
Batı dillerinde cumhuriyetin karşılığı, ulusun kendisini yönelmesidir. Cumhuriyete hayat veren damarların başında ise demokrasi geliyor. Gerçek cumhuriyet rejimlerinde sistemin demokrasi ile olan ilişkisi çok önemlidir. Çünkü iç ve dış tehlikelere karşı cumhuriyet kendisini, demokrasinin gerekleri içinde koruyacaktır. Bunun dışına çıkılırsa; demokrasi ile cumhuriyet arasında kopukluk başlar. Eğer böyle olursa en büyük zararı cumhuriyetin yine kendisi görecektir. Demokrasiyi benimsemiş siyasî rejimlerde, özgürlüklerin kullanılma alanları demokrasinin kuralları ile sınırlandırılmıştır. Cumhuriyet rejiminde kimsenin sınırsız hak ve hukuku yoktur. Çünkü demokrasilerde; kişilerin, dolayısıyla, toplumların özgürlükleri, hukuk yolu ile güvence altına alınmıştır. Bunların sınırları …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAPLARI 
“Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.”
Mustafa Kemal ATATÜRK

Anayasa’nın Atatürk’lü maddeleri
MADDE 2: T.C., (…) insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk Devletidir.
MADDE 42: Eğitim ve öğretim, Atatürk ilke, inkılapları doğrultusunda, (…) yapılır.
MADDE 58: Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda (…) gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
MADDE 81: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde and içerler: “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, (…) laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]

Anayasamızın “Egemenlik” başlıklı 6. maddesi aynen şöyle demektedir: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”
Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da gurup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz. Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir.
Önemli olan, Millî Egemenlik fikrinin genç nesillerce, ruhunda ve anlamında gönülden benimsenmesi ve onu yaşatmasıdır.
Millî Egemenlik
Millî Egemenliğin en kısa tanımı şudur; …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]

“Yurtta sulh, cihanda sulh” ilk defa Mustafa Kemal Atatürk tarafından 20 Nisan 1931′de söylenen ve anayasada yer alan temel dış politika düsturudur.
Dünyada olabilecek herhangi bir rahatsızlığın herkese zarar verebileceğini, bu yüzden de milletlerin diğer milletlerin sorunlarına kayıtsız kalamayacağını ifade eden Atatürkçülüğün bütünleştirici ilkelerindendir.
“Yurtta sulh, cihanda sulh”, günümüzde “Yurtta barış, dünyada barış” olarak da söylenilmektedir.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]

Atatürk’e göre millet; geçmişte bir arada yaşamış, bir arada yaşayan, gelecekte de bir arada yaşama inancında ve kararında olan, aynı vatana sahip, aralarında dil, kültür ve duygu birliği olan insanlar topluluğudur.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[11 Oca 2012 | No Comment | ]